Hrant'ım, Barış Mançoyum, Kemal Sunal'ım, Michael Jackson'ım, Elvis Presley'im, Aysel Gürel'im, Cem Karaca'yım, Zeki Müren'im, Bob Ross'um, Kerim Tekin'im, Barış Akarsu'yum, Marilyn Monroe'yum, Yavuz Çetin'im, Kazım Koyuncu'yum, Gökhan Semiz'im, Metin Göktepe, Uğur Mumcu da olabilirim... Zorlasam Alper Tunga bile olurum be!
(P.S.:El-Fatiha efenim lütfen...)
Bu yazı M.J ölümü üzerine kaleme alınmıştır. Tüm hakları kullanıma açıktır, tepe tepe hem de..
3.07.2009
Ölü sevicilik
20.02.2009
Beyin Fırtınası vol.1
Bazen doluyor insan. Düşünceler beyninde zincirleme şekilde beliriyor. Kimi zaman öfkeye, kimi zaman pişmanlığa, kimi zaman isyana dönüşüyor, kimi zaman da sadece gözyaşlarına. Tabi kahkahalara da dönüşmüyor değil ama sebeb-i yazımız şuanda eğlenceli kısmı değil işin. Ben iyi insanların neden erken göçüp gittiğini bugün anladım sanırım. Her şey o kadar bozulmuşki; bi insana iyi olduğunu gösterene kadar hayat seni yiyip bitiriyor. Kötü olsan iş kolay, kimseye bi şey anlatmak zorunda değilsin çünkü hakkında düşünülen ve söylenenler seni çok da ırgalamaz. Ama iyiysen hep bir savaş içindesindir. Her şey haksızlıktır sana yapılan, hep birileriyle aynı kefeye konursun, kuru ve yaş meselesi. İnsanların birini diğerinden ayırmaya ne vakti vardır ne de gücü. Hepimiz yapmıyor muyuz bunu? Bu kolayımıza geldiği için hoop hadi herkesi bi kefeye koyuveriyoruz bir gün aynı şeyin başımıza gelebileceğini düşünmeden. Ben nefret ediyorum bu durumdan, beni kendi şartlarım, şahsım, hayatım, görünüşüm ve duruşuma göre değerlendirin demek istiyorum bazen. Çok mu bencilim?
27.07.2008
Kontrollü Güç
Hayat işte bazen her şey o kadar bir anda, o kadar elinde olmadan değişiyorki; önce bir afallıyor insan çünkü her şeyin eskisinden kötü olacağına inandırıyor kendini. Halbuki şuanda o kadar mutlu, o kadar huzurlu, o kadar herkesi ve her şeyi boşvermiş ve kendini bulmuş durumdayımki.. Çok ilginç, anlam veremiyorum.. Anlam vermeye de gerek yok.. Sadece bu güzel 'an'ın tadını çıkarmak istiyorum. Kendimi çok güçlü hissediyorum yine.. :) Bunun için teşekkür etmem gereken biri de yok değil tabi..
Etiketler:
değişim,
dönüşüm,
huzur,
kontrollü güç,
mutluluk
23.07.2008
Dia-log
-Özür dilerim.
-Ne için?
-Her şey için.
-Peki diledin ne değişti?
-...
-Ancak kendi vicdanını rahatlatabilirsin, özür dilemek bencilliktir.
-Ne için?
-Her şey için.
-Peki diledin ne değişti?
-...
-Ancak kendi vicdanını rahatlatabilirsin, özür dilemek bencilliktir.
15.07.2008
Modernizm ile Postmodernizm Arasında Sıkışmış Birey
Bir yanınız kalk git, bir yanınız otur bok yeme diyorsa;
Bazen hüzünden boğulurken, bazen kahkahalarınıza engel olamıyorsanız;
Hatta in deep'lerdeyken suicide person olup, keyfiniz yerindeyken haydi lili lili eşliğinde zılgıt çekiyorsanız;
Hayatın anlamsız mı yoksa ne olursa olsun yaşamaya değer olup olmadığı konusunda gel gitleriniz varsa;
Bazen zamanın içinde kaybolup -bi nevi uyum sağlayıp- yada devrimci abilerimizin deyişiyle 'düzene alet olup', bazen zamanın taa dışında kaldığınızı hissediyorsanız;
Dünya'nın sonunun geldiğini ve artık güzel olan her şeyin bir hayal olduğunu düşünüp Lale Devri Çocukları gibi hüzünlendiğiniz ama aksine başka bir zaman aslında daha ne kadar az şey yaşadığınızı, ne kadar az öğrendiğinizi, kainatın sonsuzluğuna şaştığınıza bakakalıyorsanız;
Geçmiş olsun diyor bir rekat Oğuz Atay, bir rekat Kafka okuyup silkelenip kendinize gelmenizi öneriyoruz.
Kitaplar yeşil reçete ile satılıyor ama size bir güzellik yaparız. :)
Not: Konu edinen insan 'birey' olan insandır. Ve her şekilde bireysellik ön planda olsa da postmodernist taraf 'hepimiz kardeşiz bu kavga ne diye' felsefesini benimsediğinden toplumsal olayların peşine düşmez. Yani içe dönüklük daha azdır, modernist tarafa göre daha umutludur.
Bazen hüzünden boğulurken, bazen kahkahalarınıza engel olamıyorsanız;
Hatta in deep'lerdeyken suicide person olup, keyfiniz yerindeyken haydi lili lili eşliğinde zılgıt çekiyorsanız;
Hayatın anlamsız mı yoksa ne olursa olsun yaşamaya değer olup olmadığı konusunda gel gitleriniz varsa;
Bazen zamanın içinde kaybolup -bi nevi uyum sağlayıp- yada devrimci abilerimizin deyişiyle 'düzene alet olup', bazen zamanın taa dışında kaldığınızı hissediyorsanız;
Dünya'nın sonunun geldiğini ve artık güzel olan her şeyin bir hayal olduğunu düşünüp Lale Devri Çocukları gibi hüzünlendiğiniz ama aksine başka bir zaman aslında daha ne kadar az şey yaşadığınızı, ne kadar az öğrendiğinizi, kainatın sonsuzluğuna şaştığınıza bakakalıyorsanız;
Geçmiş olsun diyor bir rekat Oğuz Atay, bir rekat Kafka okuyup silkelenip kendinize gelmenizi öneriyoruz.
Kitaplar yeşil reçete ile satılıyor ama size bir güzellik yaparız. :)
Not: Konu edinen insan 'birey' olan insandır. Ve her şekilde bireysellik ön planda olsa da postmodernist taraf 'hepimiz kardeşiz bu kavga ne diye' felsefesini benimsediğinden toplumsal olayların peşine düşmez. Yani içe dönüklük daha azdır, modernist tarafa göre daha umutludur.
Etiketler:
birey,
kafka,
modernizm,
oğuz atay,
postmodernizm
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)